Yaza Veda...


Yaz tatili demek , evde oyuna doymayan ve sürekli "anne çok sıkıldım " diye dolaşan bir  afacanla uğraşmak demekmiş. Okullarınn açılmasını dört gözle bekliyorum desem umarım yanlış anlaşılmaz.

Okul demek gerçekten veli-nimet demek. Orada enerjisini atıp, yaşıtlarıyla doya doya oynayan çocuk ballı kaymak oluyor.Bir  de uyku saatleri düzenli olmuyor mu ,oh ne ala ...
Yaz  sezonu için anaokulu seti edindik. Etkinlikler , sayı egzersizleri , kes yapıştır ve boyama her şey var içinde.  Yağız oğlan inanılmaz keyif aldı bu setten. Bu kadar eğleneceğini hiç düşünmemiştim. Hatta telefonla satış yapan bir kaç firma aradığında sıkılarak konuşmuş ve almayacağımı zaten anaokuluna gittiğini altını çizerek belirtmiştim. Şimdi düşünüyorum da fazla ön yarglı davranmışım...
Neyse ki geç olmadan edindiğimiz setimiz ile yaz aylarımız eğlenceli geçti...

Etkinlik dışında  bir de  satranç öğrenme saatlerimiz oldu. İtiraf ediyorum "oturduğum yerden nasıl oyun oynayarak oyalarım "diye düşündüm ve aklıma satranç geldi. Dört yaş başlamak için uygun mu bilemiyorum ama en azından  satrancın taşlarını ,hamlelerini kabaca nasıl oynandığını öğrendi. Oyun vakti geldiğinde altı satranç kesesini yanına kah gitti babasına kah geldi bana...

Eh gün uzun etkinlik yapıldı satranç oynandı  ama hala akşam olmadı.Arada 20 dakika çizgifilm izleme saati yaptı , bazen bilgisayar oyunu oynadı (  kesinlikle onaylamasam da ) ve ilkindi vakti park saati başladı. Topunu kaptığı gibi koştu parka. Uyanık su kurnazı arkadaşlarıyla randevulaşmış , buluştu anaokulundan arkadaşlarıyla orada ve keyiflice oynadı topuyla sonra  park saati de bitti. Eve gel duş al , akşam yemeğini ye , yine gün bitmedi ama ...

"Yoruldu mu hiç parktan sonra ?" diye soruyorum   , cevabı belli " asla". Sanırsınız ki parkta enerji depolayıp da gelmiş evine.Yorulmanın aksine çifte enerji ile başladı "sıkıldım " demeye. Araya bir etkinlik , bir çizgifilm ve uyku öncesi kitap sıkıştırdık. Bir de koridor da sürekli şut çalışması yaptığını unutmamak lazım.
Her gün top sesine migren nöbeti yaşayıp , toptan tiksinir oldum. Hafta sonları gittiği yüzme kursu sayesinde top  oynamaya mecali kalmadı da  başımda ki ağrılar hafifledi.
Yaza veda yazısı gibi oldu azıcık ama biz bu yaz bu döngüde debelenip durduk. Arada gezdik , tozduk , bayram kutladık , misafirlerimiz geldi gitti ama çocuğumun dünyası hiç değişmedi. Ha bir  de kitap yetiştiremez olduk. Sürekli yeni kitap istediği için hafta bir kendimizi kitapçı da bulduk...
Güzel günlerdi arada tansiyonumuz yükselip gerilsek de..
Şimdi yaza veda partisi için tatile gitmeye hazırlanıyoruz , klasik bir kadın olup ne var ne yoksa bavula dolduracağım ve çoğunu kullanmadan geri getireceğim. En az gereksiz  kıyafet alabilmek ümidiyle , barış dolu günler dilerim tüm insanlığa...



2 yorum:

  1. ooo sen onun enerjisini alcam diye kendi enerjini bitircen ilknur:)))
    tatilin çok iyi geçsin bol bol dinlen lazım olcak ilknurum:))
    öperim

    YanıtlaSil
  2. Merhaba canım,
    Bloğunu yeni keşfettim çok beğendim,
    Seni izlemeye aldım hemen, bana da beklerim:)))
    http://fatoscatadlar.blogspot.com/
    Tekrar görüşmeyi diliyorum,
    İzmir'den kucak dolusu sevgiler...

    YanıtlaSil