Park , Ben ve Annelik

 Park kuşu Yağız oğlan , diyesim var. Gerçi parkı sevmeyen çocuk yoktur. İtiraf ediyorum bende seviyorum  parka gitme  olayını .
Parkı tanımlama gereği duydum nedense .Hemen kısa  bir  tanım geçeyim.
Park ,  anne kuzucuğunu göz hapsinde  tutarken , kuzucuğun dilediğince koştuğu , kaydığı , sallandığı ve girişken bir çocuksa  arkadaş edinip yakalamaç oynadığı enerji tüketimini sağladığı yerdir. Oh süper  tanım oldu. Böylesi faydalı bir yere gitmek benide  mutlu ediyor.

Anne -oğul evde  etkinlik yapsak da , puzzle oynasak da , lego kuleleri yapsak da , yapıştırma-boyama  etkinlikleri yapsak da neticede  ben anneyim , o evlat. Ben yetişkinim , o ise  enerji dolu bir çocuk. Benim yetemediğim bir çok nokta oluyor. En önemlisi ben onun oyun arkadaşı olamam , onun annesiyim. O dilediği kadar  arkadaş bulabilir ama  annesi bir tane ve tektir. Kafasının bu konuda karışmasını istemiyorum.Arkadaş gibi olmak ve  benimle özelini paylaşmasını isterim ama beni arkadaşı sanmasını istemem. Bu ne kadar doğru bilemiyorum ama bildiğim tek şey , anne -oğul bağının oluşması adına elimden gelenin fazlasını yaptığımdır.
Kaliteli vakit  geçirmek adına öğrendiklerimi sonuna kadar  uygularken ,sürekli okuyarak , video izleyerek ve araştırarak yeni şeyler öğreniyorum. Ama bu öğrendiklerimin hiç biri parkta attığı kahkahaların yerini tutmuyor. Orada öyle neşeli ve özgür oluyor ki, yüzündeki mutluluğu gördüğümde  , tüm yorgunluğum gidiyor.
Anne olmayı seviyorum galiba . Çok yorucu bir yaşam tarzı , beyin ve  fizik olarak fakat verdiği mutluluğu , dünya üzerinde  başka bir şeyde  bulacağımı sanmıyorum. Annelik heyecanını ve kadın olmayı ve kadınlığa verilen bu ayrıcalığı seviyorum.İyi ki anne olmuşum ...

16 yorum:

  1. Yanıtlar
    1. teşekkür ederim Aynurcuğum , güzel senin güzel gören gözlerinde :)

      Sil
  2. Park: kızının yanından ayrılmadığı, herşeyi beraber yapmak istediği, donuna kadar kum olduğu oyun alanıdır. Onçün ben parka gitmeyi seviyor muyum?
    HAYIR.
    :) Öperim sizi İlknurum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)))
      Bu da bir başka annenin bakış açısı :))
      Çocuktan çocuğa değişiyor Nilhancığım ...
      Bizde öpüyoruz seni ve Ece'yi :)

      Sil
  3. nefret ediyorum parktan :( ne acayibim dimi?ama ayy düşecek ayy kayarken ayağı takılacak derken bana chennem azabı yaşatıyor park:(
    benim için zoraki gidilesi ama mert için mutlu olduğu yer diye tanımlayabilirim:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bigom rahat bırak çocuğu ,düşe kalka büyüyecek.Sen hiç düşmeden mi büyüdün..Cık cık cık :)))))))
      Özgür bırak Merdoyu , mutlu olsun şekerim :)))

      Sil
  4. bende çok seviyorum parkı özgürce oynayabiliyorlar:)annelik düşüncelerine de sonuna kadar katılıyorum seviyorum anneliği:)öpüyorum seni canım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ohh aynı fikirdeymişiz , ne güzel .Çok sevindim Sevilaycığım , annelik de güzel , parkta :)))

      Sil
  5. ilknur'cum ben de parkı seven anne grubundanım :))
    ama yine de gözlerimi oğlumdan ayıramıyorum...ya birine zarar verirse ya da tam tersi biri ona zarar verirse diye...
    anne olmak ile ilgili yazdıklarına da kocaman bir İYİKİ diyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gözümüz üzerlerinde olsada keyifleri yerinde oluyor.Aynı fikirde olmamaıza sevindim canım :)

      Sil
  6. bıraksak parkta yatar kalkar bu çocuklar :D

    YanıtlaSil
  7. Bizde seviyoruz parka gitmeyi ama bizim mahallenin veletleri çok fenalar. Salıncağa ters oturanı mı ararsın, kaydıraktan baş aşağı kayanı mı abartmıyorum cidden öyleler. Böyle olunca ben çok tedirgin oluyorum parka gidince, Bilge" ben kendimi korurum" diyor ama o da çok keyif almıyor. Anne- arkadaş konusunda çok haklısın aynen katılıyorum önceliğimiz anne olmak ve iyi ki olmuşuz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eyvahh, parı alanından çok savaş alanı gibiymiş :)
      Çocuklar kendilerini savunmayı öğrenmişlerdir ,orada :))))))))

      Sil
  8. yukarıdaki fotoğraflar koşuyolu parkında mı çekildi

    YanıtlaSil
  9. evet ,koşuyolu parkında çektim fotoğrafları

    YanıtlaSil